Hanefi Mezhebine Göre Sivilce Sıkmak Abdesti Bozar mı?

İltihap veya kan gibi akıntılar olmadıkça sivilce sıkmak abesti bozmaz. Günlük yaşantımızda sıkça karşılaştığımız durumlar arasında yer alan sivilce veya çıban gibi cilt sorunları, bazen ibadetlerimizle ilgili fıkhî soruları da gündeme getirir. Bu yazımızda, özellikle Hanefi mezhebine göre Sivilce sıkmak abdesti bozar mı? sorusunu ele alacağız ve güvenilir fıkıh kaynaklarından yararlanarak konuyu açıklığa kavuşturacağız.

Kan Çıkması Abdest Bozar mı?

Hanefi mezhebine göre abdesti bozan durumlar arasında, vücuttan çıkan kanın belirli şartlarda abdesti bozması yer alır. Bu konuda temel ölçü, **çıkan kanın “yerinden ayrılıp akması”**dır. Yani, kanın vücudun dışına çıkıp akacak şekilde görünür olması gerekir.

İmam Serahsî, “el-Mebsût” adlı eserinde şöyle der:

“Eğer çıkan kan, çıktığı yerden başka bir yere akarsa abdest bozulur. Aksi halde, yani yerinde kalırsa abdest bozulmaz.”
(el-Mebsût, c.1, s.74)

Benzer şekilde, İbn Abidin de “Reddü’l-Muhtar” adlı şerhinde bu hususa değinerek, akan kanın abdesti bozduğunu vurgular.


Sivilce Sıkmak Durumu

Sivilce sıkıldığında bazen sadece içi boşalır, bazen de kan veya irin çıkar. Bu durumda abdestin bozulup bozulmaması için şu noktalar dikkate alınmalıdır:

  • Kan çıkmazsa: Sadece iltihap çıkmışsa ve kan görülmemişse, abdest bozulmaz.
  • Kan çıkıp akarsa: Eğer sivilceden çıkan kan, yerinden ayrılıp çevresine doğru akarsa, abdest bozulur.
  • Kan çıkıp akmazsa: Sadece sivilce ucunda veya derinliğinde görülür ama akmazsa, abdest bozulmaz.

Bu konuda Hanefi fıkıhçılarının çoğu, çıkıp akan kanın abdesti bozacağını, fakat sadece yerinde kalan bir damla kanın abdesti bozmayacağını ifade eder.


Hanefi mezhebine göre, sivilce sıkmak abdesti bozmaz, ancak kan çıkıp aktığı takdirde abdest bozulur. Dolayısıyla sivilceyi sıktıktan sonra kanın çıkış şekline dikkat etmek gerekir. İbadetlerimizin sahih olması adına bu tür ayrıntıları bilmek ve uygulamak önemlidir.

Kaynaklar:

  • İmam Serahsî, el-Mebsût
  • İbn Abidin, Reddü’l-Muhtar
  • Vehbe Zuhaylî, el-Fıkhü’l-İslamî ve Edilletühû

Yorum yapın